Diyabetli Psikolojisi

psychology, confidence, professional

Sağlığımızla ilgili herhangi bir kronik ve ciddi durum, bizde psikolojik tepkiler oluşturabilir. Bu tepki özellikle kişinin belli bir uyum sürecinden sonra adapte olabileceği, ömür boyu sürecek hastalıklarda geçerlidir. Hastalığın ve tedavinin oluşturduğu gerginlik, kişinin hayata uyumunu zorlaştırır. Bu tepkilerin şiddeti kişiden kişiye göre farklılık gösterse de psikolojik etkileri azaltmak belli bir zaman alır. Yaşam boyu süren ve sürekli kontrol altında tutulması gereken diyabet gibi kronik hastalıklarda, psikolojik etkilerin azaltılabilmesi için yaşam pratiklerinin değiştirilmesi şarttır. Ancak diyabet tanısı konduktan sonra, sizin ve ailenizin uyum sürecinde yaşayabileceğiniz psikolojik tepkiler şu şekilde sıralanabilir:

İnkar

Tanı konduktan bir süre sonra hastalığın bir süre sonra geçeceğini ya da gerçekten hastalığın sizde varolmadığını düşünebilirsiniz. İlaçlarınızı kullanmayı veya kan şekerinizi ölçmeyi bilinçli olarak ihmal edebilir, sağlıksız besinlere yönelebilirsiniz.

Öfke

“Neden ben?” şeklinde düşünebilir ve ailenize, arkadaşlarınıza karşı öfkenizi kontrol edemeyebilirsiniz. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki hastaların aileleri kendilerine, eşlerine ya da doktorlara karşı öfke hissedebilirler. Aslında bu gibi bir durumda öfke duyulan şey diyabetin kendisidir.

Depresyon

Hastalıktan dolayı kendinizi üzgün, yorgun ya da umutsuz hissedebilir, diyabetin hayatınızı mahvettiğini düşünebilirsiniz. Diğer yandan, sık sık ağlayarak, diyabetle ilgili en olumsuz olasılıkları aklınıza getirir ve ileri yıllarda daha kötü şeylerin gelişebileceğini düşünebilirsiniz.

Korku ve Kaygı

Diyabetin dahil olduğu yaşamınızla ilgili ciddi endişeler içinde olabilirsiniz. Özellikle Tip 1 diyabet tanısı aldıysanız insülin iğneleriyle bir ömür geçirme düşüncesi sizi çekinceye götürebilir. Kan şekerinizin aniden düşmesi sırasında yaşayabilecekleriniz sizi düşündürebilir.

Suçluluk

Diyabetli olduğunuz için öncelikle kendinizi suçlar ve hataları kendinizde arayabilirsiniz. Hatta diyabetinizden dolayı diğer aile üyelerinizin yaşamını kısıtladığınızı ve onların yaşam tarzlarını değiştirmek zorunda bıraktığınızı düşünebilir ve suçluluk hissedebilirsiniz. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki hastaların aileleri ise hastalığı kendi hatalarıymış gibi hissedebilirler ya da daha erken fark etmedikleri için kendilerini suçlayabilirler.

Ancak bu duygu durumlarının ilk etapta oluşması gayet normaldir aslında. Çünkü insan duygularıyla yaşayan ve psikolojisi buna göre şekil alan bir varlıktır. Yine de unutulmaması gereken başlıca şey şudur. Sizinle ömür boyu gelecek olan bu hastalık, hayatınızı yaşamanıza, hayattan keyif almanıza engel değildir. Sürekli olarak tedavi altında olmak, ilaçlara bağlı yaşamak korkutucu görünebilir. Ancak bütün bunlar sizin ve ailenizin yaşam kalitesini etkileyecek şeyler olmaktan bir süre sonra çıkacaktır. Sağlıklı bir yaşam sürmeye başladığınızda, her şey daha fazla yoluna girecektir.

Psikolojik Tepkilerle Nasıl Baş Edebilirsiniz?

İnkar İle Baş Etme

Size destek olan insanlarla bir arada olup, onlarla diyabet hakkında konuşun. Hastalıkla ilgili olabildiğince fazla bilgi edinin ve bilgi alma sürecinde diyabetik bir bireyle paylaşımlarda bulunmanızın da hastalığınızı kabul sürecinde size yararı olacağını unutmayın.

Öfkeyi Yatıştırma

Fiziksel ve ruhsal aktivitelerle uğraşmanız iç dengenizin yeniden sağlanması için etkili olacaktır. Duygularınızı yönlendirebileceğiniz farklı bir aktivite alanı bulabilirsiniz.

Depresyon, Korku ve Kaygı ile Baş Etme

Depresyon, korku ve kaygılardan arınmanın en iyi yollarından biri, aile üyeleri ve arkadaşlarla yapılacak paylaşımlardır. Düşünce ve duyguların bir şekilde dile getirilmesi, egzersiz yapılması, toplu aktivitelere katılım ya da farklı bir ortama dahil olmak sizi diyabetten ve diyabetin psikolojik etkilerinden kurtarabilir.

Suçluluk Duygusundan Kurtulmak

Diyabetin gelişmesinin tek bir sebebi yoktur. Yalnızca bireyin kendi hatasından dolayı gerçekleşebilecek bir rahatsızlık olmaktan ötedir. Hatta bazı insanların neden diyabet oldukları dahi bilinmemektedir.

Belirtilen yöntemlere ve kendi çabalarınıza rağmen kendinizi hala sıkıntıda hissediyorsanız, hastalığa uyum süreci uzamışsa ya da duygularınızın şiddetinde zaman içerisinde herhangi bir azalma olmadıysa, hem sizin, hem de ailenizin psikolojik yardım almanızda yarar vardır. Diyabet durumunda her insanın yaşayabileceği psikolojik sorunlar vardır. Ancak aslında gerek beslenme alışkanlıkları, gerek egzersiz gerekse de yaşama daha sağlıklı bir yön verme girişimi, sadece diyabet durumunda değişiklik göstermez. Her insanın sağlıklı bir yaşam sürmek ve olumsuzluklarla karşılaşmamak için dikkat etmesi gereken bir yaşam alışkanlığı edinmesi gerekmektedir. Bunun için de sağlıklı ve doğru beslenme her şeyin başında gelmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir